| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Kadınca

Kadınlarla ilgili herşey.

Yazılar

Ergenlik Döneminde Oluşan Kıllar

Ergenlik döneminde gerek kadın, gerekse erkekte adrenal ve gonadal androjen üretimi artışından etkilenen kıllardır. Bu grup, üst bacaklar arası, koltuk altı, bacaklar ve alt karın bölgesi kıllarını içerir.

 

Cinsiyet bezlerinden (Gonadlardan) salgılanan androjen miktarından etkilenen kıllardır. Bu grup sakal, bıyık, burun içi, dış kulak yolu ve vücudun özellikle de sırt kısmının
kıllarıdır. Erkekteki testosteron üretimine bağlı olarak çok daha belirgindir. Kadınlarda ise bu bölgelerdeki sert kılları, ayva tüylerinden ayırt etmek çok zordur.

 

Kıllanma Nedenleri :

 

 

Kıllanmanın tedavisinde epilasyon önemli yer tutar. Ancak anormal kıllanma durumlarında kıllanma nedenleri araştırılmalıdır. Kıllanmanın nedeni tıbbi bir sorundan
kaynaklanıyor ise öncelikle bu sorun tedavi edilmelidir, aksi takdirde yapılan epilasyon tedavisi başarısız olur.

Kılların büyümesinde kalıtımsal (genetik), hormonal ve metabolik etkenler rol oynar.aşırı kıllanma, nedenlerine göre tıpta hirsutizm ve hipertrikozis olarak ikiye ayrılır.

Tüy Dökücü

Tüy Dökücü Ürünler nelerdir?

Kıl dökücüler (depilatuarlar), vücutta bulunmayan istenmeyen kılları yumuşatarak ve kimyasal olarak parçalanmasını sağlayarak uzaklaştıran kozmetik preparatlardır.

 

Tüy dökücü kremlerin özellikleri:

Deri ve kılın yapısı keratin içerdikleri için birbirine benzer ve aynı tip kimyasal maddeler ikisi için de etkilidir. Bu nedenle kıl dökücülerin, deride tahriş ve toksik etkisi
yaratmaması, kolay uygulanması, kokusunun iyi olması ve kısa sürede kılı yumuşatarak kolayca uzaklaştırması istenir. Yapılarında kılın bünyesinde bulunan disülfür bağlarını hidroliz sonucu parçalayan redüktör maddeler ya da alkaliler bulunur. Bu maddelerin pH’ı genellikle kuvvetli alkalidir.

 

Kullanılışı:

Kıl dökücüler, uygulama bölgesine sürülüp 3–12 dakika beklenir. Kıllar kıvrılmaya başladığında uygun bir bezle ovuşturarak ya da spatula ile ciltten uzaklaştırılır. Cilt
yüzeyinde kalan artıklar ise limonlu ya da sirkeli suyla yıkanmalıdır. İşlemin ardından nemlendirici bir krem uygulanabilir. Kullanımda dikkat edilecek hususlar şunlardır:

 

  • Ürünler göz, mukoza ve tahriş olmuş deri ile temas etmemelidir.
  • Derinin kendini yenileyebilmesi için işlemin gece yapılması uygundur.
  • Uygulama sonrası bölgeye sabun, parfüm, deodorant gibi kozmetikler sürülmemelidir.
  • Bacaklarda tahriş yapabileceğinden haftada birden fazla uygulama yapılmamalıdır.
  • Bacaklar için hazırlanmış preparatlar yüzde kullanılmamalıdır.
  • Dermatolojik problemleri olan kişiler tarafından kullanılmamalıdır.

 

Vajinal Deodorantlar

Vajinal Deodorant Nedir?

 

Vajinal bölgenin temizliği ve oluşan köktü kokuların uzaklaştırılması için kullanılan preparatlardır. Genital bölgenin temizliğinde sabun kullanmak, vajinanın doğal dengesini
bozarak, bakterilerin üremesine uygun alkali bir ortam oluşturacağından kullanılması doğru değildir.

 

Bileşenleri:

 

Bileşimlerinde esas olarak, mikroorganizmaları inhibe eden (engelleyen) maddeler bulunur. Bu maddeler dermatolojik ve toksikolojik açıdan güvenilir olmalıdır. En çok
kullanılan bakteri öldürücü maddeler ise klorheksidin ve triklosandır.

 

Kullanılımı :

 

Dış genital bölge, deri ve mukozadan oluşur. Yapısında ekrin ve apokrin ter bezleri de bulunur. Bu bölge idrar ve dışkı ile temas eder. Deri yapısı incedir. Bu nedenlerle, genital bölge, fizyolojik olarak ya da giysilerin neden olduğu terleme ile bakterilerin üremesi için uygun ortam oluşturur. Vajinal deodoranların esas amacı, mikropların büyümesini geciktirmektir ve vajinayı yıkamak için kullanılan preparatlardan farklıdır. Kullanım amaçları, yalnızca istenmeyen kokuların açığa çıkmasını engellemektir.

Deodorant

 Deodorant

 

Deodorantlar, apokrin ter bezlerinin (koltuk altı, kulak, göğüs ve genital bölge de toplanmış ter bezleri) asidik yapıdaki salgılarının yapısını kırıp, kötü koku oluşturan
bakterileri ortadan kaldırarak antibakteriyel etki gösteren ve istenmeyen kokuları güzel  kokularla maskeleyen preparatlardır.

 

 

Bileşeni : 

Deodorantlarda, kullanılan çinko oksit bileşikleri, çeşitli taşıyıcılarla, vücuttaki stenmeyen kokulara neden olan yağ asitlerini nötralleştirerek kötü kokuları giderir. Ayrıca,
abiyetik asit (çam asidi), kojik asit (pirinç asidi), farnesol (ıhlamurun da yapısında bulunan uçucu bir yağ), alüminyum sitrat, trietil sitrat, çinko oksit, çinko risinoleat, çinko
fenolsülfenat, salvia miltiorrhiza (Uzakdoğu kökenli danshen bitkisi) ve sandal ağacı ekstreleri deodorant madde olarak kullanılırlar.

 

 

Vücut Şampuanları

Vücut Şampuanı Nedir?

 

Vücut şampuanları banyo esnasında vücut temizliğinde kullanılan ürünlerdir. Bazı markaların ürettiği vücut şampuanları temizlemenin yanısıra cildi rahatlatma, tazeleme,
sıkılaştırma, nemlendirme gibi özelliklere de sahiptir. Tek başlarına kullanılabilecekleri gibi genellikle bir lif yardımıyla köpürtülerek kullanılırlar.

 

Özellikleri :

 

Vücut şampuanları, son yıllarda özellikle hijyenik olması, kolay uygulanması, sabuna oranla cildi kurutucu etkisinin daha az olması ya da hiç olmaması gibi nedenlerle çok tercih edilen kozmetik preparatlar arasına katılmıştır. Yapı olarak köpürme özelliğine sahiptirler ancak, banyo köpükleri kadar yoğun köpük etkileri yoktur. Temizleme özellikleri ise banyo köpüklerine oranla daha yüksektir.

Banyo Köpükleri

Banyo suyuna eklendiklerinde yüksek oranda köpük oluşturan  preparatlardır. Temizlemenin yanısıra rahatlama ve tazeleme gibi etkileri de vardır. Sıvı, toz, tablet ve kapsül formlarında piyasaya sunulmuşlardır. Yapılarında yüzey etkin maddeler (köpük ajanları), kalınlaştırıcı, köpüğü kararlı kılıcı maddeler, katkı maddeleri, parfüm ve çözücüler bulunur.

Banyo Yağları

Cildi yumuşatan ve cilde hoş koku veren, köpürmeyen ya da çok az köpüren banyo preparatlarıdır.Bunlar suyla karışmayan, suda dağılıp yüzen ve suda çözünen yağlar olarak iki gruba ayrılır.

 

Suyla karışmayan, suda dağılıp yüzen banyo yağları, hidrofobik (suyu sevmeyen) yapıya sahiptir. Çeşitli yağ asitleri, bitkisel yağlar, yağda çözünen renk maddesi ve esanstan oluşurlar. Bu yağların küvet kenarlarında birikmesi istenmeyen bir durumdur.

 

Suda çözünen yağlar ise banyo suyu ile karışarak homojen bir yapı oluştururlar.Bileşimlerinde yağ, yüksek oranda yüzey etkin madde, yumuşatıcı ve parfüm bulunur. Bu
yağların suda çözünmesi, banyo suyuyla bir emülsiyon oluşmasını ve süt kıvamı almasını sağlar. Banyo yağlarına köpürme özelliğine sahip koku maddeleri eklenerek köpüren banyo yağları da hazırlanır.

Cilt Sabunları

Sabun Nedir?

 

Sabunlar, eski dönemlerden beri, yüzey etkin madde olarak kullanılan ürünlerdir. Yağ ve uzun zincirli yağ asitlerinin, sodyum hidroksit, potasyum hidroksit gibi alkalilerle
ilişkisine dayandırılarak üretilen tuzlardır. Günümüzde çeşitli kullanım amaçlarına göre farklı maddeler içeren , farklı özellikte sabunlar üretilmektedir.

 

Yapı ve Özellikleri :

 

 

Sabunların pH değerleri genellikle 9-11 civarında olup alkali özellik taşır. Cilt pH’sının 5,5 civarında olduğunu düşünürsek, bu pH düzeyindeki sabunların cildi kurutabileceğini söyleyebiliriz.

 

Sabunlar genelde yumuşak ve sert olarak sınıflandırılırlar. Yumuşak sabunlar, potasyum hidroksit içeririler ve jel kıvamında, yarı şeffaf, sarımsı renktedirler. Alkolde
çözünme özellikleri vardır ve antiasit olarak kullanılırlar. En iyi örneği yeşil sabunlar olup saboreik dermatit (ciltte yağlanmaya bağlı oluşan dermatit)’te kullanılır. Sodyum sabunları olarak da bilinen sert sabunlar ise adından da anlaşılacağı gibi sodyum hidroksit içerir. Genellikle, cilt temizliğinde, banyo ve tuvalet sabunu olarak kullanılır. Tedavi amaçlı olarak ise psoriasis (sedef), akne vulgaris (ergenlik sivilcesi) gibi durumlarda kullanılır. Yumuşak ve sert sabunlar arasındaki en önemli fark içerdikleri sabun miktarıdır. Sert sabunda %75-90 civarında olan sabun miktarı, yumuşak sabunlarda %10-25 arasındadır. Sabun

 

 

Sabun Çeşitleri 

 

Tuvalet Sabunları:

 

İçinde hemen hemen hiç su bulunmayan, homojen bir hamur elde edebilecek biçimdeki en yüksek nitelikli yağlı maddelerden hazırlanır. Bu maddeler, cildin kaybolan
yağını takviye edebilecek yağ asitleri, lanolin, lesitin, yağ alkolleri, bitkisel yağlar gibi maddelerdir.

 

Şeffaf Sabunlar:

 

Bunlara gliserinli sabunlar da denir ve iyi nitelikli banyo sabunu olarak kullanılırlar. Soğutma sırasında içerisine gliserin, alkol, şeker gibi maddelerin eklenmesiyle, homojenliğini korur ve elektrolitlere karşı duyarsız hale gelir.

 

Lüks Sabunlar:

İçerdikleri %5’den fazla parfüm nedeniyle daha yüksek yağ oranına sahiptirler. Ancak sabunun alkali yapısı düşünüldüğünde seçilen bu parfümün yapısına ve oranına dikkat etmek gerekir.

 

Deodoran Sabunlar:

Bunların en önemli özellikleri, deodoran etkisi sayesinde koku yapan bakterileri öldürücü etkileri olmasıdır. Vücuda tazelik ve ferahlık sağlayan etkin maddeler içerirler. 

 

Kremli veya Nemlendiricili Sabunlar:

İçerisine hindistan cevizi yağı, zeytinyağı gibi etkin özellikteki yağlardan yüksek oranda eklenmiş, cildi yumuşatma, nemlendirme özelliğine sahip olan sabunlardır.

 

Bebek Sabunları:

Yapısındaki koku ve katkı maddeleri azaltılmış, alkali özelliği hafif olan, papatya gibi cildi yumuşatma özelliğine sahip maddelerle hazırlanmış sabunlardır.

 

Cildi Koruyucu Sabunlar :

Cildin kaybolan yağını sağlayıcı maddelerin yanısıra, yapısına protein ve süt bileşikleri eklenen sabunlardır. Su ve alkali sabunların cildi kurutucu etkisine karşı
kullanılırlar.

 

Aşındırıcı Sabunlar:

Cilt lekelerini, cilt yüzeyindeki ölü deri tabakasını ve gözeneklerdeki derin kirleri uzaklaştırmak amacıyla yapısına aşındırıcı maddeler eklenmiş sabunlardır. Aşınmanın
derecesi, kullanılan aşındırıcının miktarına ve çeşidine bağlıdır. Aktif akne ve sivilce sorunu olan ciltlerde bu tip sabunların kullanılması, bunların patlayıp dağılmasına neden olabileceği için uygun değildir.

 

Yüzen Sabunlar:

Yoğunluğunu, su yoğunluğunun altına düşürmek için karıştırma yoluyla içine hava katılan sabunlardır. Bu sayede suyun yüzeyinde kalır.

Jelli Sistemli Takma Tırnaklar

Dünyada en çok tercih edilen sistemdir. Tırnağın ucuna istenen uzunlukta plastik tırnaklar yapıştırılır ve tırnağın üzeri birkaç kat jel malzeme ile doldurulur. Ultra viyole lamba altında kurutularak şekil verilir ve oje sürülerek işlem tamamlanır. En az 30 gün kullanım sonunda kendi tırnağı uzayacağı için dip dolgusu yapılarak tırnaklara bakım yapılır. Akrilik sistemin taşıdığı özelliklere sahiptir.

 

Jelli sistem takma tırnak uygulamasında dikkat edilmesi gereken en önemli husus, kişinin parmak yapısı ve tırnak şeklidir. Kişiye uygun tarzda yapılmalıdır. Jeli sistem takma tırnak uygulamasında tip denen yapay tırnak ucu kullanılır. Doğal tırnak uzamaya başladığında takma tırnakla tırnak dibi arasındaki boşluk dip dolgusu denen işlem yapılarak doldurulur ve takma tırnağın kullanım süresi uzatılır.

Akrilik Sistem Takma Tırnaklar

Akrilik Sistem Takma Tırnak Nedir?

 

Özel olarak üretilmiş profesyonel ürünler kullanılarak uygulanan takma tırnak tekniğidir.

 

Özellikleri

 

Akrilik sistem ilk olarak bir diş hekiminin diş protezinde akrilik maddesini kullanması ile başladı. Akrilik sistem takma tırnak ise ilk olarak 1960’lı yıllarda ABD de uygulanmıştır.

Başta ABD ve Avrupa da yaygın olarak kullanılmaktadır. Akrilik sistem toz pudra ve likitten oluşan ikili sistemin adıdır. Tırnaklarda adeta yeni manikür yapılmış gibi kusursuz bir görünüm yaratır. Doğal tırnaktan 80 kat daha dayanıklıdır. Her ne işle uğraşılırsa uğraşılsın (Bilgisayar kullanımı, çamaşır, bulaşık, bahçe işleri dâhil) kolay kolay kırılmazlar. Ayak tırnaklarına da uygulanabilir.

 

Akrilik sistem takma tırnak uygulamasında dikkat edilmesi gereken en önemli husus, kişinin parmak yapısı ve tırnak şeklidir. Kişiye uygun tarzda yapılmalıdır. Akrilik likitinin yeni geliştirilmiş teknoloji ile azaltılmış da olsa keskin bir kokusu vardır. Ama koku bir ürünün zararlı olduğu anlamına gelmez. Ürünler firmalar tarafından kombine halinde satılır.

Akrilik sistem takma tırnak uygulamasında hazır kâğıt kalıp veya tip denen yapay tırnak ucu kullanılır. Hazır kalıbın boşluk kısmı tırnak üzerine çizgili ve rakamlı olan
bölümü tırnağın uç kısmına gelecek şekilde yerleştirilir.

 

Akrilik fırçanın ucu ile önce akrilik sıvısına sonra toza batırılarak fırça darbeleriyle tırnak dibine fazla girmeden tırnak üzerine ve kalıp üzerine sürülür. Kuruduktan sonra
törpülenerek şekil verilir. Bitirme cilası sürüldükten sonra avokado yağı ile tırnak diplerindeki etlere masaj yapılır. Bütün işlem 45 dakikada yapılır. Doğal tırnak uzamaya başladığında takma tırnakla tırnak dibi arasındaki boşluk dip dolgusu denilen işlem yapılarak doldurulur ve takma tırnağın kullanım süresi uzatılır.