Defrize
Defrize
Kıvırcık ve dalgalı saçları kalıcı olarak düzleştirmeye defrize denir. Defrizede kullanılan ürünlerin saç üzerindeki etkileri aynı kalıcı dalgadaki gibidir. Fakat uygulama
değişikliğinden dolayı sonuç farklıdır.
Defrize yapılmaması gereken saçlar:
- Röfleli saçlara,
- Toz açıcı ile sarartılmış saçlara,
- Permanantlı saçlara,
- Kınalı saçlara,
- Metalik boya yapılmış saçlara
- Çok yıpranmış saçlara yapılmaz. Diğer bütün saçlara yapılabilir.
Saç Toplamak
Birçok biçimsiz dalgalanma, özensiz ve baştan savma yapılan sarma sonucudur.Alkaliler saçı önemli ölçüde şişirdiklerinden saç gevşek ve gerilmeden sarılmalıdır. Gergin
sarıldığında saçın bigudi üzerinde şişebileceği alanı olmadığından yanlara doğru aşırı yayvanlaşır. Hemen kırılmazsa bile, yumuşama ile bağlantılı olarak esnekliği azalır.
Dalganın kalıcılığı da önemli ölçüde azalır.
Eğer saçta ön ıslatma yapılırsa önce özel yoğunlukta dalgalanma gerektiren kısımlar sarılmalıdır. Bu yüzden bu yöntemde işleme genellikle enseden başlanır. Eğer perma sıvısı sarma bittikten sonra sürülürse, sarmaya başın ön tarafından başlanabilir.
Saç tutamlarının ayrılması ve bigudilerin yerleştirilmesi daima ana şemaya göre olmak zorunda değildir. Saçın doğal düşümü ve saç biçimine dayanıklılığı; özel, planlanmış, saç şekline uygun sarma sistemiyle daha iyi hale getirilebilir.
Perma
Permanant ürünleriyle yapılan saçtaki kalıcı dalga değişikliğine permanant denir. Permanant sıvısı (redüktör) saçtaki düz şekildeki kükürt bağlarını (disülfür) yumuşatıp
kırarak, bigudinin şeklini almasını sağlar. Sabitleme sıvısı (fiksatör-nötralizatör) kırılan kükürt bağlarını çapraz şekilde bağlayarak dalgaya, bigudinin şeklinde kalıcılık özelliği sağlar.
İyi yapılmış bir perma iri dalgalı, esnek, dalgası saç uçlarıyla orantılı, karışık bir kıvırcıklığı olmayan, yumuşak düşümlü dalgalanma gösterir. Uygun perma maddesinin
seçimi ve perma uygulaması sırasında gerekli önlemlerin alınabilmesi için saçın çok iyi değerlendirilmesi gerekir. Permanant değerlendirilmesi iki açıdan yapılır.
Bebek Ürünleri
Bebek Pudraları
Cildi, fazla yağını almak yoluyla kurutmak, korumak ve sürtünmeyi azaltmak amacıyla kullanılan preparatlardır. Bunlar nemi emer ve giysilerin neden olduğu tahrişi
engeller. Yapıları talk pudralarına benzer. İçeriğinde kullanılan talk maddesinin, deri gözeneklerini örtmeden kayganlık sağlaması için belli partikül iriliğine sahip olması
beklenir. Bebek cildinin hassasiyeti göz önüne alındığında, diğer pudralardan farklı olarak duyarlılık yapmayan ve irritan (tahriş yapıcı) olmadığı testlerle saptanmış olan parfüm ve katkı maddelerinin kullanılmasına dikkat edilmelidir.
Bebek Sabunları
Katı bebek sabunlarında, suda fazlaca çözünmeyen yüzey etkin maddeler kullanılır.Böylece köpük oluşumu azalır ve cildi tahriş etmez. Bunun yanısıra cildin kaybolan yağını yerine koyması için içeriğe yağlı maddeler eklenir. Deride tahriş yaratabileceği için antibakteriyel maddelerin kullanılması uygun değildir.
Bebek Şampuanları
Formülasyonu diğer şampuanlara benzemekle birlikte içeriklerinde gözde tahriş ve yanma yapmayacak yüzey etkin maddeler kullanılır. Yoğunlukları ve akışkanlıkları da göze akmayacak düzeyde hazırlanır.
Bebek Yağları
Cildi ve ciltte kalan krem, pudra artıklarını temizleyen preparatlardır. Cilt üzerinde yağlı, koruyucu bir tabaka oluştururlar. Bu tabakanın neme, tahrişe ve sürtünmeye karşı koruyucu etkisi vardır. Hazırlanan preparatların ciltte, kolayca, ince bir film tabakası oluşturması istenir. Yapılarında genellikle sıvı parafin kullanılır.
Bebek kremleri
Genellikle yağ içinde su emülsiyonu şeklinde hazırlanmış bu ürünlerin, bebeklerin cilt solunumunu engellemeden cildi koruyan yarı geçirgen bir film oluşturduğu bilinmektedir.Bu nedenle bebek yağlarından daha iyi ve etkilidirler. Yapılarına eklenen bazı antiseptik maddelerle ciltte mikroorganizmaların yerleşmesi de önlenir.
Atopik Dermatit
İsilik
Ağda
Epilasyon Yöntemleri
İstenmeyen tüyler konusunda kalıcı epilasyon ilk olarak 1875 yılında göz doktoru Dr.Charles E. Michael tarafından deri içinde (batık) büyüyen kirpikleri temizlemek için
kullanılmıştır. Bunun için ince bir tel ile kirpik köklerine elektrik akımı vererek tedavi etmeye çalışmıştır. Bu uygulama sonucunda kirpiklerin tekrar çıkmadığı görülmüş ve bu metodun istenmeyen tüylerin yok edilmesi için önemli olabileceği öne sürülmüştür.
Epilasyon yöntemleri teknolojik gelişmeler sayesinde yerini, uygulaması kolay ve sağlık açısından güvenli yöntemlere bırakmıştır. Geçmişten günümüze kadar kullanılan
epilasyon yöntemleri aşağıda sıralanmıştır.
- Işıklı epilasyon (Lazer ve foto epilasyon)
- Cımbızlı epilasyon
- Jelli epilasyon
- Ampullü epilasyon
- İğneli epilasyon (Elektro epilasyon )
Yukarıda sıraladığımız epilasyon yöntemlerinden cımbızlı epilasyon tekniği artık günümüzde kullanılmamaktadır. Diğer yöntemlerin ise birbirlerine göre olumlu ve olumsuz yönleri vardır. Kullanılan epilasyon yönteminin her kişide başarılı sonuç vereceği düşünülemez. Epilasyon yaptıracak kişinin yaşadığı bölgeye göre epilasyon olanakları, maddi imkânları, genel sağlık durumu, kıl yapısı ve rengi, hassasiyeti gibi nedenler epilasyon yöntemi seçimini etkilemektedir.
İğneli epilasyonu tercih etmeyenler için tasarlanmış, elektrikli cımbız cihazıdır. Bu cihaz cımbızda yüksek frekans dalgaları oluşturarak, dalgaların kıl üzerinden kıl köküne iletilmesini sağlar. Bu yöntemde elektrik iletkenliğini sağlamak amacıyla epilasyon uygulanacak bölgeye jel sürülür ve elektrik yüklü cımbız ile bir tek kıl tutulur. Elektriğin kıl kökünü etkileyerek kıl kökünü yakması beklenir. Kılın sertlik derecesine göre etki süresi değişebilir. Kıl cımbızla çok hafif çekilerek kılın çıkması beklenir. Bu teknikte acı duyulmaz ancak, istenilen sonucu vermediğinden günümüzde kullanılmamaktadır.
Ayrıca epilasyon başlıklı yazımızı da okumanızı öneririz.
Hirsutizm
Her iki cinste, ön kol, baldır ve bacağın diz altı kısmında hormonlardan bağımsız gelişen tüyler vardır. Erkek ve kadında farklı kıllanma olmasının sebebi, her iki cinste farklı
hormon salgılanmasının olmasıdır. Erkeklerde az miktarda kadınlık hormonu olan östrojen,kadınlarda da az miktarda erkeklik hormonları olan androjen ve testosteron bulunur.Kadınlarda androjen ve testosteron seviyelerinin birinin veya her ikisinin artması kıllanmaya neden olur. Tıp dilinde bu durum ‘hirsutizm’ yani erkek tipi kıllanma olarak adlandırılır.
Hirsutizm kadınlarda, olmaması gereken bölgelerde kıllanma olması demektir.Genelde yüzde, şakaklarda, çenede, dudak üstlerinde, meme başı etrafında, iki meme
arasında, göbek çevresinde, kasık ile göbek arasındaki orta kısımda, bacakların iç yanında, sırtta, kalçalarda ve kasıklarda yoğundur. Kıl kökleri testosterona karşı duyarlıdır. Erkeklik, hormonları kılların daha koyu ve sert olmasını sağlar. Hirsutizm kadına özgü bir durumdur.
Hirsutizmin toplumda görülme sıklığı coğrafik bölgeye ve ırka göre farklılıklar göstermekle birlikte bayanların %5-15’inde görülmektedir. Hirsutizm tek başına bir hastalık
değildir. Altta yatan, androjen üretimine neden olan bir hastalığa işaret edebileceği gibi, çoğu vakada hafif şekilde artmış androjen üretimi ve derinin androjenlere aşırı duyarlı olması sonucunda ortaya çıkan bir tablodur.
Hirsutizm bazen virilizmin klinik göstergesi olabilir. Virilizm, aşırı androjen üretiminin en ciddi şekli olup, kadına özgü cinsiyet karakterinin baskılanarak erkek tipi
özelliklerin belirginleşmesidir. Virilizm sorununda, ciddi hirsutizm, saç çizgisinin erkek tipi olması, kas kitlesinin artması, ses kalınlaşması meydana gelir.
Hirsutizmde Tanı
Hastanın yaşı, bu şikayetin ne zaman başladığı, birdenbire başlayıp başlamadığı, kıl dağılımı, ilaç kullanıp kullanılmadığı, deri ve saç yağlanması, akne, adet düzensizliği, saç dökülmesi, seste kalınlaşma, erken ergenlik, şişmanlık ve şeker hastalığının olup olmadığı aşırı kıllanmanın tanısında göz önünde bulundurulur.
