| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Kadınca

Kadınlarla ilgili herşey.

Yazılar arşiv 08.2008 Other entries in 2008-08 resimler , videolar

Bebek Ürünleri

Bebek Pudraları

 

Cildi, fazla yağını almak yoluyla kurutmak, korumak ve sürtünmeyi azaltmak amacıyla kullanılan preparatlardır. Bunlar nemi emer ve giysilerin neden olduğu tahrişi
engeller. Yapıları talk pudralarına benzer. İçeriğinde kullanılan talk maddesinin, deri gözeneklerini örtmeden kayganlık sağlaması için belli partikül iriliğine sahip olması
beklenir. Bebek cildinin hassasiyeti göz önüne alındığında, diğer pudralardan farklı olarak duyarlılık yapmayan ve irritan (tahriş yapıcı) olmadığı testlerle saptanmış olan parfüm ve katkı maddelerinin kullanılmasına dikkat edilmelidir.

 

Bebek Sabunları 

 

Katı bebek sabunlarında, suda fazlaca çözünmeyen yüzey etkin maddeler kullanılır.Böylece köpük oluşumu azalır ve cildi tahriş etmez. Bunun yanısıra cildin kaybolan  yağını yerine koyması için içeriğe yağlı maddeler eklenir. Deride tahriş yaratabileceği için antibakteriyel maddelerin kullanılması uygun değildir.

 

Bebek Şampuanları

 

Formülasyonu diğer şampuanlara benzemekle birlikte içeriklerinde gözde tahriş ve yanma yapmayacak yüzey etkin maddeler kullanılır. Yoğunlukları ve akışkanlıkları da göze akmayacak düzeyde hazırlanır.

 

Bebek Yağları

 

Cildi ve ciltte kalan krem, pudra artıklarını temizleyen preparatlardır. Cilt üzerinde yağlı, koruyucu bir tabaka oluştururlar. Bu tabakanın neme, tahrişe ve sürtünmeye karşı koruyucu etkisi vardır. Hazırlanan preparatların ciltte, kolayca, ince bir film tabakası oluşturması istenir. Yapılarında genellikle sıvı parafin kullanılır.

 

Bebek kremleri

 

Genellikle yağ içinde su emülsiyonu şeklinde hazırlanmış bu ürünlerin, bebeklerin cilt solunumunu engellemeden cildi koruyan yarı geçirgen bir film oluşturduğu bilinmektedir.Bu nedenle bebek yağlarından daha iyi ve etkilidirler. Yapılarına eklenen bazı antiseptik maddelerle ciltte mikroorganizmaların yerleşmesi de önlenir.

Atopik Dermatit

Sıklığı giderek artmakta olan bir deri hastalığıdır. Nedeni tam olarak anlaşılmamakla birlikte genelde yiyecekler, toz ve kalıtım gibi nedenlerle ortaya çıktığı düşünülmektedir. Gözlemlenen vakaların %50’si 12 aylıktan küçük bebeklerdir. Korunmak için diğer dermatit çeşitlerinde olduğu gibi deri ve çevre temizliğine özen göstermek gerekir.

İsilik

İsilik, az gelişmiş ter bezleri nedeniyle bebek ve küçük çocuklarda, pembe kabarcıklar şeklinde görülen bir cilt hastalığıdır. Yeni doğan bebeklerde, ilk hafta, alın bölgesinde terin vücutta tutulması, dışarı atılamaması nedeniyle görülür. Diğer tipi ise terin yapısında bulunan bileşenlerin genellikle boyun, göğüs üst bölgesi, kasıklar ve karın bölgesinde oluşturduğu kabarcıklardır. Kaşınmayla birlikte enfeksiyon oluşumu da gözlenebilir. İsilik oluşumunu engellemek için ortamın ısısı ve nemi kontrol altında tutulmalı, bebekler çok kalın giydirilmemeli, sık sık banyo yaptırılmalı, cildi kurutmak için bebek pudraları kullanılmalıdır. Ancak pudralar, isilik oluşumundan sonra kullanıldıklarında isiliğin iyileşmesini zorlaştırdığı için bu dönemlerde kullanmaktan kaçınmalıdır.

Ağda

Kılların ağda ile alınması jel uygulamadan bir gün sonra alınırsa uygulama daha etkili olur. Bunun için şekersiz sir ağdalar tercih edilir. Sir ağdalar sıcak uygulandığı için ısısına dikkat edilmelidir. Konserve ve kalıp ağda ile kıllar alınacak ise ağda cilde geniş bir şekilde sürülmemelidir. Geniş sürüldüğünde ağda ciltten zor çekilir ve ciltte tahrişe neden olur.Ağdanın ciltten kolay çekilebilmesi için şerit şeklinde sürülmelidir. Bir sonraki uygulama kıllar çıkmaya başlar başlamaz tekrarlanmalıdır.

Epilasyon Yöntemleri

İstenmeyen tüyler konusunda kalıcı epilasyon ilk olarak 1875 yılında göz doktoru Dr.Charles E. Michael tarafından deri içinde (batık) büyüyen kirpikleri temizlemek için
kullanılmıştır. Bunun için ince bir tel ile kirpik köklerine elektrik akımı vererek tedavi etmeye çalışmıştır. Bu uygulama sonucunda kirpiklerin tekrar çıkmadığı görülmüş ve bu metodun istenmeyen tüylerin yok edilmesi için önemli olabileceği öne sürülmüştür.

 

Epilasyon yöntemleri teknolojik gelişmeler sayesinde yerini, uygulaması kolay ve sağlık açısından güvenli yöntemlere bırakmıştır. Geçmişten günümüze kadar kullanılan
epilasyon yöntemleri aşağıda sıralanmıştır.

  • Işıklı epilasyon (Lazer ve foto epilasyon)
  • Cımbızlı epilasyon
  • Jelli epilasyon
  • Ampullü epilasyon
  • İğneli epilasyon (Elektro epilasyon )

Yukarıda sıraladığımız epilasyon yöntemlerinden cımbızlı epilasyon tekniği artık günümüzde kullanılmamaktadır. Diğer yöntemlerin ise birbirlerine göre olumlu ve olumsuz yönleri vardır. Kullanılan epilasyon yönteminin her kişide başarılı sonuç vereceği düşünülemez. Epilasyon yaptıracak kişinin yaşadığı bölgeye göre epilasyon olanakları, maddi imkânları, genel sağlık durumu, kıl yapısı ve rengi, hassasiyeti gibi nedenler epilasyon yöntemi seçimini etkilemektedir.

 

İğneli epilasyonu tercih etmeyenler için tasarlanmış, elektrikli cımbız cihazıdır. Bu cihaz cımbızda yüksek frekans dalgaları oluşturarak, dalgaların kıl üzerinden kıl köküne iletilmesini sağlar. Bu yöntemde elektrik iletkenliğini sağlamak amacıyla epilasyon uygulanacak bölgeye jel sürülür ve elektrik yüklü cımbız ile bir tek kıl tutulur. Elektriğin kıl kökünü etkileyerek kıl kökünü yakması beklenir. Kılın sertlik derecesine göre etki süresi değişebilir. Kıl cımbızla çok hafif çekilerek kılın çıkması beklenir. Bu teknikte acı duyulmaz ancak, istenilen sonucu vermediğinden günümüzde kullanılmamaktadır.

 

Ayrıca epilasyon başlıklı yazımızı da okumanızı öneririz. 

Hirsutizm

Her iki cinste, ön kol, baldır ve bacağın diz altı kısmında hormonlardan bağımsız gelişen tüyler vardır. Erkek ve kadında farklı kıllanma olmasının sebebi, her iki cinste farklı
hormon salgılanmasının olmasıdır. Erkeklerde az miktarda kadınlık hormonu olan östrojen,kadınlarda da az miktarda erkeklik hormonları olan androjen ve testosteron bulunur.Kadınlarda androjen ve testosteron seviyelerinin birinin veya her ikisinin artması kıllanmaya neden olur. Tıp dilinde bu durum ‘hirsutizm’ yani erkek tipi kıllanma olarak adlandırılır.

 

Hirsutizm kadınlarda, olmaması gereken bölgelerde kıllanma olması demektir.Genelde yüzde, şakaklarda, çenede, dudak üstlerinde, meme başı etrafında, iki meme
arasında, göbek çevresinde, kasık ile göbek arasındaki orta kısımda, bacakların iç yanında, sırtta, kalçalarda ve kasıklarda yoğundur. Kıl kökleri testosterona karşı duyarlıdır. Erkeklik, hormonları kılların daha koyu ve sert olmasını sağlar. Hirsutizm kadına özgü bir durumdur.

 

Hirsutizmin toplumda görülme sıklığı coğrafik bölgeye ve ırka göre farklılıklar göstermekle birlikte bayanların %5-15’inde görülmektedir. Hirsutizm tek başına bir hastalık
değildir. Altta yatan, androjen üretimine neden olan bir hastalığa işaret edebileceği gibi, çoğu vakada hafif şekilde artmış androjen üretimi ve derinin androjenlere aşırı duyarlı olması sonucunda ortaya çıkan bir tablodur.

 

Hirsutizm bazen virilizmin klinik göstergesi olabilir. Virilizm, aşırı androjen üretiminin en ciddi şekli olup, kadına özgü cinsiyet karakterinin baskılanarak erkek tipi
özelliklerin belirginleşmesidir. Virilizm sorununda, ciddi hirsutizm, saç çizgisinin erkek tipi olması, kas kitlesinin artması, ses kalınlaşması meydana gelir.

 

Hirsutizmde Tanı 

 

Hastanın yaşı, bu şikayetin ne zaman başladığı, birdenbire başlayıp başlamadığı, kıl dağılımı, ilaç kullanıp kullanılmadığı, deri ve saç yağlanması, akne, adet düzensizliği, saç dökülmesi, seste kalınlaşma, erken ergenlik, şişmanlık ve şeker hastalığının olup olmadığı aşırı kıllanmanın tanısında göz önünde bulundurulur.

 

Ergenlik Döneminde Oluşan Kıllar

Ergenlik döneminde gerek kadın, gerekse erkekte adrenal ve gonadal androjen üretimi artışından etkilenen kıllardır. Bu grup, üst bacaklar arası, koltuk altı, bacaklar ve alt karın bölgesi kıllarını içerir.

 

Cinsiyet bezlerinden (Gonadlardan) salgılanan androjen miktarından etkilenen kıllardır. Bu grup sakal, bıyık, burun içi, dış kulak yolu ve vücudun özellikle de sırt kısmının
kıllarıdır. Erkekteki testosteron üretimine bağlı olarak çok daha belirgindir. Kadınlarda ise bu bölgelerdeki sert kılları, ayva tüylerinden ayırt etmek çok zordur.

 

Kıllanma Nedenleri :

 

 

Kıllanmanın tedavisinde epilasyon önemli yer tutar. Ancak anormal kıllanma durumlarında kıllanma nedenleri araştırılmalıdır. Kıllanmanın nedeni tıbbi bir sorundan
kaynaklanıyor ise öncelikle bu sorun tedavi edilmelidir, aksi takdirde yapılan epilasyon tedavisi başarısız olur.

Kılların büyümesinde kalıtımsal (genetik), hormonal ve metabolik etkenler rol oynar.aşırı kıllanma, nedenlerine göre tıpta hirsutizm ve hipertrikozis olarak ikiye ayrılır.

Tüy Dökücü

Tüy Dökücü Ürünler nelerdir?

Kıl dökücüler (depilatuarlar), vücutta bulunmayan istenmeyen kılları yumuşatarak ve kimyasal olarak parçalanmasını sağlayarak uzaklaştıran kozmetik preparatlardır.

 

Tüy dökücü kremlerin özellikleri:

Deri ve kılın yapısı keratin içerdikleri için birbirine benzer ve aynı tip kimyasal maddeler ikisi için de etkilidir. Bu nedenle kıl dökücülerin, deride tahriş ve toksik etkisi
yaratmaması, kolay uygulanması, kokusunun iyi olması ve kısa sürede kılı yumuşatarak kolayca uzaklaştırması istenir. Yapılarında kılın bünyesinde bulunan disülfür bağlarını hidroliz sonucu parçalayan redüktör maddeler ya da alkaliler bulunur. Bu maddelerin pH’ı genellikle kuvvetli alkalidir.

 

Kullanılışı:

Kıl dökücüler, uygulama bölgesine sürülüp 3–12 dakika beklenir. Kıllar kıvrılmaya başladığında uygun bir bezle ovuşturarak ya da spatula ile ciltten uzaklaştırılır. Cilt
yüzeyinde kalan artıklar ise limonlu ya da sirkeli suyla yıkanmalıdır. İşlemin ardından nemlendirici bir krem uygulanabilir. Kullanımda dikkat edilecek hususlar şunlardır:

 

  • Ürünler göz, mukoza ve tahriş olmuş deri ile temas etmemelidir.
  • Derinin kendini yenileyebilmesi için işlemin gece yapılması uygundur.
  • Uygulama sonrası bölgeye sabun, parfüm, deodorant gibi kozmetikler sürülmemelidir.
  • Bacaklarda tahriş yapabileceğinden haftada birden fazla uygulama yapılmamalıdır.
  • Bacaklar için hazırlanmış preparatlar yüzde kullanılmamalıdır.
  • Dermatolojik problemleri olan kişiler tarafından kullanılmamalıdır.

 

Vajinal Deodorantlar

Vajinal Deodorant Nedir?

 

Vajinal bölgenin temizliği ve oluşan köktü kokuların uzaklaştırılması için kullanılan preparatlardır. Genital bölgenin temizliğinde sabun kullanmak, vajinanın doğal dengesini
bozarak, bakterilerin üremesine uygun alkali bir ortam oluşturacağından kullanılması doğru değildir.

 

Bileşenleri:

 

Bileşimlerinde esas olarak, mikroorganizmaları inhibe eden (engelleyen) maddeler bulunur. Bu maddeler dermatolojik ve toksikolojik açıdan güvenilir olmalıdır. En çok
kullanılan bakteri öldürücü maddeler ise klorheksidin ve triklosandır.

 

Kullanılımı :

 

Dış genital bölge, deri ve mukozadan oluşur. Yapısında ekrin ve apokrin ter bezleri de bulunur. Bu bölge idrar ve dışkı ile temas eder. Deri yapısı incedir. Bu nedenlerle, genital bölge, fizyolojik olarak ya da giysilerin neden olduğu terleme ile bakterilerin üremesi için uygun ortam oluşturur. Vajinal deodoranların esas amacı, mikropların büyümesini geciktirmektir ve vajinayı yıkamak için kullanılan preparatlardan farklıdır. Kullanım amaçları, yalnızca istenmeyen kokuların açığa çıkmasını engellemektir.

Deodorant

 Deodorant

 

Deodorantlar, apokrin ter bezlerinin (koltuk altı, kulak, göğüs ve genital bölge de toplanmış ter bezleri) asidik yapıdaki salgılarının yapısını kırıp, kötü koku oluşturan
bakterileri ortadan kaldırarak antibakteriyel etki gösteren ve istenmeyen kokuları güzel  kokularla maskeleyen preparatlardır.

 

 

Bileşeni : 

Deodorantlarda, kullanılan çinko oksit bileşikleri, çeşitli taşıyıcılarla, vücuttaki stenmeyen kokulara neden olan yağ asitlerini nötralleştirerek kötü kokuları giderir. Ayrıca,
abiyetik asit (çam asidi), kojik asit (pirinç asidi), farnesol (ıhlamurun da yapısında bulunan uçucu bir yağ), alüminyum sitrat, trietil sitrat, çinko oksit, çinko risinoleat, çinko
fenolsülfenat, salvia miltiorrhiza (Uzakdoğu kökenli danshen bitkisi) ve sandal ağacı ekstreleri deodorant madde olarak kullanılırlar.